Aşk ve Taht’ın ilk bölümü 9 Eylül 2026 Çarşamba günü atv’de yayımlandı. Bozdağ Film tarafından hazırlanan yapımın merkezinde tarihî bir hükümdar ve gerçek olaylar bulunsa da dizi bir belgesel niteliği taşımıyor. Alaeddin Keykubad’ın hayatındaki tarihsel dönüm noktaları; kurmaca diyaloglar, aşk ilişkileri, saray entrikaları ve senaryo için oluşturulan dramatik çatışmalarla yeniden yorumlanıyor.
Dizinin zaman çizelgesi ağırlıklı olarak 13. yüzyılın ilk yarısına dayanıyor. Hikâyenin başlangıç noktası, Alaeddin Keykubad’ın yaklaşık sekiz yıl süren esaretinin sona erdiği ve Anadolu Selçuklu tahtına çıktığı 1220 yılı. Sultan Alaeddin Keykubad’ın hükümdarlığı ise 1237’deki ölümüne kadar devam etti.
Aşk ve Taht dizisinin yeni bölümü ne zaman?
Aşk ve Taht’ın ikinci bölümü 16 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 20.00’de atv ekranlarında yayımlanacak. Dizinin bundan sonraki bölümlerinin de yayın akışında değişiklik yapılmaması halinde çarşamba akşamları izleyiciyle buluşması bekleniyor.
atv’nin güncel yayın akışında Aşk ve Taht için “Çarşamba 20.00” bilgisi yer alıyor. Dizinin ikinci bölüm fragmanı da kanalın resmî internet sitesinde yayımlandı. Aşk ve Taht’ın resmî atv sayfası
Dizinin ilk bölümünü kaçıran veya yeniden izlemek isteyen izleyiciler, bölüme atv’nin resmî internet sitesi üzerinden ulaşabiliyor. İlk bölüm sayfasında yayın tarihi 9 Eylül 2026 Çarşamba olarak gösteriliyor. Aşk ve Taht 1. bölüm
Aşk ve Taht dizisi hangi yılları anlatıyor?
Aşk ve Taht, Anadolu Selçuklu Devleti’nin 13. yüzyıldaki en güçlü dönemlerinden birini anlatıyor. Dizinin ana karakteri Sultan I. Alaeddin Keykubad, 1220 ile 1237 yılları arasında hüküm sürdü.
Hikâyenin açılışındaki zindan dönemi ise yaklaşık 1212-1220 yıllarına karşılık geliyor. Tarihî kaynaklara göre Alaeddin Keykubad, babası I. Gıyaseddin Keyhusrev’in 1211’de ölmesinin ardından ağabeyi I. İzzeddin Keykavus’un hükümdarlığını kabul etmedi. Taht için giriştiği mücadeleyi kaybettikten sonra Ankara Kalesi’ne çekilen Keykubad, teslim olmasının ardından hapsedildi.
I. İzzeddin Keykavus’un 1220’de ölmesi üzerine hapisten çıkarılan Alaeddin Keykubad, Sivas’ta hükümdar ilan edildi. Daha sonra düzenlenen törenle Konya’da Anadolu Selçuklu tahtına oturdu. Dizinin “zindandan tahta” şeklinde kurulan ana hikâyesi, bu tarihsel gelişmeden hareket ediyor.
TDV İslâm Ansiklopedisi de I. Alaeddin Keykubad’ın 1212’de hapsedildiğini ve 1220’de ağabeyinin ölümünden sonra tahta çıkarıldığını aktarıyor. Dolayısıyla dizide sözü edilen yaklaşık sekiz yıllık esaretin tarihsel bir karşılığı bulunuyor. TDV İslâm Ansiklopedisi – I. Keykubad
Sultan Alaeddin Keykubad kimdir?
I. Alaeddin Keykubad, Anadolu Selçuklu Devleti’nin siyasi, askerî ve ekonomik açıdan en güçlü dönemlerinden birine damga vuran hükümdar olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 1190 yılında doğduğu değerlendirilen Keykubad’ın babası Sultan I. Gıyaseddin Keyhusrev’di.
Babası yeniden Selçuklu tahtına geçtiğinde Alaeddin Keykubad, Tokat meliki olarak görevlendirildi. Babasının ölümünün ardından başlayan taht mücadelesinde ağabeyi İzzeddin Keykavus’a karşı başarılı olamadı ve uzun süre hapiste kaldı.
1220’de tahta çıkan Keykubad, ilk yıllarından itibaren hem ülke içindeki otoritesini güçlendirmeye hem de yaklaşan dış tehditlere karşı önlem almaya yöneldi. Konya, Kayseri ve Sivas gibi önemli merkezlerin surlarını güçlendirdi. Ticaret yollarının güvenliğine önem verdi; kervansaraylar, saraylar ve savunma yapıları inşa ettirdi.
Onun döneminde Anadolu Selçuklu Devleti’nin sınırları genişledi, Akdeniz ve Karadeniz’deki etkinliği arttı. Alanya’daki tersane, Beyşehir kıyısındaki Kubadabad Sarayı ve farklı güzergâhlarda yaptırılan Sultan hanları, döneminin günümüze ulaşan önemli izleri arasında bulunuyor.
Alaeddin Keykubad, 1230’da Celaleddin Harzemşah’a karşı yapılan Yassıçemen Savaşı’ndan zaferle ayrıldı. Doğudan yaklaşan Moğol tehlikesini fark ederek diplomatik ve askerî tedbirler almaya çalıştı. 1237’de Kayseri’de hayatını kaybetmesiyle Anadolu Selçuklularının en parlak dönemlerinden biri sona erdi.
Aşk ve Taht dizisi uyarlama mı?
Aşk ve Taht’ın herhangi bir romanın, yabancı televizyon formatının veya daha önce çekilmiş bir dizinin uyarlaması olduğuna ilişkin resmî bir açıklama bulunmuyor.
Yapım, gerçek tarihî kişilerden ve Anadolu Selçuklu döneminde yaşanan gelişmelerden hareket eden özgün bir tarihî kurgu olarak tanıtılıyor. Bu nedenle Aşk ve Taht için doğrudan “gerçek hayat hikâyesi” veya “tamamen kurgu” demek yerine, “tarihsel olaylardan esinlenen dönem dizisi” tanımı daha doğru.
Dizinin yapımcılığını ve proje tasarımını Mehmet Bozdağ üstleniyor. Senaryo ekibinde Serdar Özönalan bulunurken yönetmen koltuğunda Yağmur Taylan ve Durul Taylan yer alıyor.
Senarist Serdar Özönalan, dizinin basın toplantısında yapımın 13. yüzyıl Anadolu Selçlu Devleti’nin çalkantılı dönemlerinden birini anlattığını belirtti. Özönalan, hikâyenin yalnızca tarihî olaylara değil; aşk, vicdan, ihanet ve iktidar gibi insani duygulara da odaklandığını söyledi.
Bu açıklama, dizinin tarihsel kaynakları bir başlangıç noktası olarak kullandığını ancak ekrandaki olayların senaryo gereği dramatize edildiğini gösteriyor. Aşk ve Taht basın toplantısı
Aşk ve Taht dizisinin konusu ne?
Dizinin merkezinde, annesi ve baba gibi gördüğü atabeyi tarafından ihanete uğradığı anlatılan Alaeddin bulunuyor. Yıllarca zindanda kalan Alaeddin’i hayata bağlayan iki amaç var: Babasından miras kaldığına inandığı Selçuklu tahtına ulaşmak ve ölümün kıyısındayken kendisine yardım eden yeşil gözlü kadını yeniden bulmak.
Sekiz yıllık esaretin ardından zindanın kapısı açılıyor. Karşısına geçmişte yaşadığı büyük hesaplaşmanın merkezindeki Ayaba çıkan Alaeddin, öldürüleceğini düşünürken Anadolu Selçuklu tahtının yeni sahibi olduğunu öğreniyor.
Alaeddin’in tahta çıkacağı haberi başkent Konya’nın yanı sıra Kalonoros’a, yani bugünkü Alanya’ya kadar ulaşıyor. Kalonoros Prensesi Destina, yıllar önce hayatına dokunduğu ancak gerçek kimliğini bilmediği gizemli adamı unutamıyor. Yeni Selçuklu sultanını görmek isteyen Destina, kimliğini saklayarak Konya’ya gidiyor.
Konya’ya ulaştığında ise yıllardır unutamadığı adam ile düşman olarak gördüğü Selçuklu sultanının aynı kişi olduğunu anlıyor. Alaeddin de zindanda resmini çizdiği yeşil gözlü kadının Destina olduğunu henüz bilmiyor.
İkilinin geçmişten gelen bağı, Selçuklu tahtı ile Kalonoros arasındaki siyasi gerilimin ortasında büyük bir sınava dönüşüyor. Alaeddin bir yandan Destina’yı ararken diğer yandan tahttaki konumunu korumaya çalışıyor.
Alaeddin’in önündeki evlilik şartı ne anlama geliyor?
Alaeddin’in karşısına çıkan en önemli siyasi şartlardan biri, amcasının kızı Melike Hüma Hatun ile evlenmesi oluyor. Bu evlilik, dizide yalnızca iki kişi arasındaki ilişki olarak değil, hanedanın devamını ve taht üzerindeki meşruiyeti ilgilendiren bir karar şeklinde ele alınıyor.
Melike Hüma karakterini Simay Barlas canlandırıyor. Destina ile Alaeddin arasındaki duygusal bağın karşısına çıkan bu evlilik ihtimali, dizinin aşk üçgenini oluşturuyor.
Ancak bu bölümde tarih ile kurmacayı birbirinden ayırmak gerekiyor. Dizideki evlilik şartının, karakterlerin konuşmalarının ve aşk üçgeninin tarihî kayıtlarda aynı biçimde bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bilgi yok. Bunlar, gerçek kişilerden ve dönemin siyasi evlilik geleneğinden hareketle oluşturulan senaryo unsurları olarak değerlendirilmelidir.
Destina gerçekte kim?
Dizide Merjem Siljak’ın canlandırdığı Destina, Kalonoros Prensesi olarak izleyici karşısına çıkıyor. Yapım ekibi karakteri, tarihte Hunat Hatun veya Mahperi Hunat Hatun adıyla bilinen kişiyle ilişkilendiriyor.
Tarihî kaynaklara göre Alaeddin Keykubad, Kalonoros’u ele geçirdikten sonra şehrin hâkimi Kyr Vart’ın kızıyla evlendi. Kalonoros, Selçuklu yönetimine geçmesinin ardından sultanın adına atfen Alâiye olarak anılmaya başladı; şehir sonraki dönemlerde Alanya adını aldı.
TDV İslâm Ansiklopedisi, Keykubad’ın Alâiye’yi 1222’de fethettiğini ve şehri teslim eden Kyr Vart’ın kızıyla evlendiğini belirtiyor. Dizide ise Destina ile Alaeddin’in yolları sultan Alanya’yı fethetmeden önce kesişiyor. Destina, Alaeddin’in tahta çıkışını görmek için Konya’ya gidiyor ve yıllar önce tanıdığı adamın Selçuklu sultanı olduğunu orada öğreniyor.
Bu romantik karşılaşmanın tarihî belgelerle doğrulanmış bir olay olduğu söylenemez. Dizinin temel aşk hikâyesi, tarihsel evlilikten hareketle geliştirilmiş dramatik bir yorum niteliği taşıyor.
Kalonoros neresi, günümüzde hangi şehir?
Aşk ve Taht’ta sık sık adı geçen Kalonoros, günümüzde Antalya’ya bağlı Alanya ilçesinin eski adlarından biri.
Akdeniz kıyısındaki güçlü kale ve liman yerleşimi, Alaeddin Keykubad döneminde Anadolu Selçuklu Devleti’nin kontrolüne geçti. Fethin ardından şehir Alâiye olarak anılmaya başladı.
Alaeddin Keykubad, burada önemli bir tersane yaptırarak Selçukluların Akdeniz’deki deniz gücünü artırdı. Bugün Alanya Kalesi’nin çevresinde görülebilen Kızılkule ve tarihî tersane, Selçuklu döneminin şehirdeki en önemli mirasları arasında yer alıyor.
Dizinin Konya ve Kalonoros arasında kurduğu hikâye, bu nedenle yalnızca romantik bir karşılaşmaya değil, Selçukluların Akdeniz’e açılma politikasına da dayanıyor.
Dizideki zindan hikâyesi gerçek mi?
Alaeddin Keykubad’ın ağabeyi I. İzzeddin Keykavus döneminde uzun süre hapsedilmesi tarihî kaynaklarda yer alıyor. Keykubad, ağabeyinin hükümdarlığına karşı çıktığı taht mücadelesini kaybettikten sonra 1212’de teslim olmuş ve hapse gönderilmişti.
Ancak dizide Alaeddin’in zindana düşmesinde annesi Ümmühan Hatun ve atabeyi Ayaba’nın doğrudan ihaneti anlatılıyor. Bu ilişki ağı ile karakterlerin kişisel gerekçeleri dizinin dramatik anlatısının parçası.
Tarihsel kayıtlar, Keykubad’ın hapsedilmesini esas olarak ağabeyiyle girdiği taht mücadelesine bağlıyor. Bu nedenle esaretin kendisi tarihî gerçeğe dayanırken ihanetin biçimi, zindandaki olaylar ve Alaeddin’in kişisel hesaplaşmaları kurmaca unsurlar içeriyor.
Aşk ve Taht’ın saray mücadelesinde kimler karşı karşıya?
Alaeddin’in Konya’ya dönmesi, saraydaki dengelerin yeniden kurulmasına yol açıyor. Taht üzerinde hak iddia eden Melik Celaleddin, yeni sultanın en önemli rakiplerinden biri olarak öne çıkıyor.
Ümmühan Hatun, oğluyla geçmişte yaşananların hesabını vermek zorunda kalırken Ayaba’nın gerçek amacı da hikâyenin temel sırlarından birini oluşturuyor. Melike Hüma ile yapılması gündeme gelen siyasi evlilik, saray içindeki ittifakların yeniden şekillenmesine neden oluyor.
Destina’nın kimliğini gizleyerek Konya’ya gelmesi ise hem Alaeddin’in aşk arayışını hem de Selçuklu-Kalonoros gerilimini sarayın merkezine taşıyor. Destina için Alaeddin, bir taraftan yıllardır unutamadığı adam; diğer taraftan ülkesinin geleceği açısından karşısında durması gereken Selçuklu hükümdarı.
Dizinin ilerleyen bölümlerinde aile bağları, haremdeki güç mücadelesi, emirler arasındaki gizli ittifaklar ve Alaeddin’e yönelik suikast planları anlatının ana başlıklarını oluşturacak.
Aşk ve Taht oyuncuları ve karakterleri kim?
Dizinin başrollerinde Alaeddin’i Akın Akınözü, Destina’yı Merjem Siljak ve Melike Hüma’yı Simay Barlas canlandırıyor.
Geniş oyuncu kadrosundaki isimler ve rolleri şöyle:
| Oyuncu | Karakter |
|---|---|
| Akın Akınözü | Alaeddin |
| Merjem Siljak | Destina |
| Simay Barlas | Melike Hüma |
| Ayça Bingöl | Ümmühan Hatun |
| Cem Bender | Ayaba |
| Halil İbrahim Ceyhan | Andreas |
| Ferit Kaya | Celaleddin |
| Ceren Benderlioğlu | Nurcihan |
| Emrah Altıntoprak | Kutluboğa |
| Murat Serezli | Efendi Vard |
| Özgür Emre Yıldırım | Cavlak |
| Oğulcan Arman Uslu | Ayas |
| İdil Yener | Hünkâr Hatun |
| Selin Genç | Dilruba |
| Ece Yüksel | Rita |
| Bülent Gültekin | Mübariz |
| Halil İbrahim Temizoğlu | Yalboğan |
| Mücahid Temizel | Sökmen |
| Merve Polat | Mihrişah |
| Ahmet Kayakesen | Thora |
| Hakan Eke | Şirin Ağa |
| Ozan Ayhan | Komnenos |
| Timur Ölkebaş | Emir Bahaddin |
| Erman Saban | Ertokuş |
| Özer Arslan | Zeyneddin |
| Alican Albayrak | Kreon |
| Göksel Kayahan | Arakel |
Aşk ve Taht gerçekleri ne kadar doğru anlatıyor?
Dizinin tarihsel zemini gerçek: Alaeddin Keykubad’ın ağabeyiyle taht mücadelesine girmesi, uzun süre hapsedilmesi, 1220’de serbest bırakılarak sultan ilan edilmesi ve Kalonoros hâkiminin kızıyla evlenmesi kaynaklarda yer alıyor.
Buna karşılık Alaeddin ile Destina’nın daha önce karşılaşması, birbirlerini yıllarca araması, Ümmühan Hatun’un ihaneti, Melike Hüma’yla evlilik şartı ve saraydaki kişisel hesaplaşmaların tamamını tarihsel gerçek olarak değerlendirmek mümkün değil.
Tarihî diziler, dönemin siyasi atmosferini ekrana taşırken belgelerde bulunmayan özel konuşmaları ve duygusal ilişkileri senaryo yoluyla tamamlar. Aşk ve Taht da gerçek hükümdarlar, şehirler ve siyasi gelişmeler üzerine kurulmuş dramatik bir anlatı sunuyor.
Bu nedenle dizi, Alaeddin Keykubad dönemine ilgi duyan izleyiciler için başlangıç noktası olabilir; ancak ekrandaki her sahnenin tarihî belgeye dayandığı düşünülmemeli.
Aşk ve Taht’ın ikinci bölümünde Alaeddin’in tahttaki ilk adımları, Melik Celaleddin’le büyüyen mücadelesi ve Destina’nın gizlediği kimliğin doğuracağı tehlikeler öne çıkacak. Yeni bölüm, 16 Eylül Çarşamba akşamı saat 20.00’de atv’de yayımlanacak.



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.