"Gençler Suç Şebekelerinin Kurbanı Oluyor"
Melih Meriç, son yıllarda artış gösteren bilişim yoluyla dolandırıcılık vakalarında, asıl planlayıcıların yerine genellikle banka hesaplarını veya kimlik bilgilerini kullandıran gençlerin yargılandığına dikkat çekti. Meriç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"TCK 158 kapsamında yıllardır süren mağduriyetler artık kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Gençler, öğrenciler ve hayat mücadelesi veren yurttaşlar 'nitelikli dolandırıcı' gibi yargılanırken, bu düzeni kuran asıl failler toplum içinde rahatça dolaşmaktadır."
Kastı Olmayan Vatandaş İçin "Adil Değerlendirme" Şart!
Mevcut yasanın organize suç şebekelerini cezalandırmak amacıyla hazırlandığını ancak uygulamanın mağdurlar yarattığını savunan Meriç, çözüm önerisini de sundu:
Kast Sorgulaması: Suçu bilerek ve isteyerek işlemeyen, sadece zaafları üzerinden yönlendirilen vatandaşlar ayrıştırılmalı.
Yeniden Düzenleme: TCK 158 maddesi, örgütle bağı bulunmayan ve kastı ispatlanamayan kişiler için daha hakkaniyetli bir cezalandırma (veya cezasızlık) sistemine kavuşturulmalı.
"Bu Tablo Vicdanları Yaralıyor"
Melih Meriç, adaletin sadece cezalandırmak değil, haklıyı haksızdan ayırmak olduğunu belirterek; "Kandırılan, bilinçsizce kullanılan gençlerin ağır cezalara maruz kalması ne hukuka ne de hakkaniyete uygundur. Bu tablo adalet duygusunu zedelemekte ve vicdanları derinden yaralamaktadır," dedi.
Siyasi kulislerde Meriç'in bu çıkışı, özellikle sosyal medya üzerinden örgütlenen "TCK 158 Mağdurları" platformları tarafından büyük destek gördü.



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.