Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerine göre bölge, ağustos ayında 274,3 milyon dolarlık hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı yaptı. Ocak-ağustos dönemindeki toplam ihracat ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,6 artarak 2,5 milyar dolara yükseldi. Bölgenin Türkiye genelindeki sektör ihracatından aldığı pay yüzde 31 olarak açıklandı.
TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, ihracat performansını değerlendirirken küresel ölçekte ham madde tedariki ve deniz taşımacılığında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Kadooğlu, Karadeniz’deki gerilimler ile Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin sektörü hem girdi maliyetleri hem de ürünlerin hedef pazarlara ulaştırılması bakımından zorladığını söyledi.
Güneydoğu’nun hububat ihracatı ne kadar oldu?
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı ocak-ağustos döneminde 2,5 milyar dolara ulaştı. Bu tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,6’lık artış anlamına geliyor.
Bölgenin Türkiye’nin toplam sektör ihracatındaki payı yüzde 31 oldu. Böylece Güneydoğu Anadolu, hububat sektörü ihracatında ülke genelindeki liderliğini sürdürdü.
Ağustos ayında gerçekleştirilen 274,3 milyon dolarlık ihracat da sekiz aylık toplamın önemli bir bölümünü oluşturdu. Veriler, bölgedeki üretici ve ihracatçıların yılın ilk sekiz ayında dış pazarlara ürün göndermeyi sürdürdüğünü gösteriyor. Ancak aylık ihracat tutarları, ürün gruplarına ve pazarlara göre dönemsel olarak değişebiliyor.
Bu rakamlar yalnızca hububatı değil; bakliyat, yağlı tohumlar ve bunlardan üretilen mamulleri de kapsıyor. Dolayısıyla 2,5 milyar dolarlık tutar, bölgenin gıda üretim zincirindeki farklı ürün gruplarının ihracat performansını birlikte yansıtıyor.
Güneydoğu’dan hangi ürünler ihraç edildi?
Bölgeden ocak-ağustos döneminde yaklaşık 3 milyon ton hububat, bakliyat, yağlı tohum ve mamulü ihraç edildi. Miktar bazında öne çıkan ürünler makarna, buğday unu ve ayçiçek yağı oldu.
Sekiz aylık dönemde yaklaşık 832 bin ton makarna, 513 bin ton buğday unu ve 314 bin ton ayçiçek yağı dış pazarlara gönderildi. Bu ürünlerin tonajı, Güneydoğu’nun yalnızca ham tarım ürünlerinde değil, işlenmiş gıda alanında da ihracat yaptığını ortaya koyuyor.
İhracat verilerinde miktar ile gelir ayrı göstergeler olarak öne çıkıyor. Örneğin makarna, miktar bakımından en yüksek ihracat kalemi olurken ayçiçek yağı elde edilen gelir açısından ilk sırada yer aldı.
Bu ayrım, ürünlerin birim değerlerinin ve pazar yapılarının farklı olabileceğini hatırlatıyor. Açıklanan bilgiler ürünlerin toplam miktarını ve ihracat değerini veriyor; ülke ve ürün bazında birim fiyat ya da kârlılık bilgisi paylaşmıyor.
Ayçiçek yağı ihracatı 520,5 milyon dolara ulaştı
Güneydoğu’dan en fazla ihracat geliri elde edilen ürün ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artarak 520,5 milyon dolara yükseldi.
Bu sonuç, ayçiçek yağını bölgenin hububat ve mamulleri ihracatındaki en yüksek gelirli ürün konumuna taşıdı. Açıklanan rakamlara göre ayçiçek yağı ihracatındaki artış, sektörün toplam ihracatındaki yüzde 6,6’lık büyümenin üzerinde gerçekleşti.
Ayçiçek yağının toplam ihracat performansındaki yeri, bitkisel yağların bölgesel dış ticaretteki önemini de gösteriyor. Bununla birlikte açıklamada artışın hangi ülkelere yapılan satışlardan kaynaklandığına veya üretim maliyetlerinin seyrine ilişkin ayrıntı yer almadı.
Ürünün dış pazarlarda gördüğü talep, ihracat gelirini etkileyen unsurlardan biri olarak değerlendirilebilir. Ancak pazar bazında miktar ve fiyat verileri paylaşılmadığı için artışın nedenlerini daha ayrıntılı biçimde açıklamak mümkün değil.
Makarna ihracatı yüzde 13,2 arttı
Güneydoğu’nun öne çıkan diğer ürünü makarna oldu. Sekiz aylık dönemde yaklaşık 832 bin ton makarna ihraç edilirken, ihracatın parasal değeri yüzde 13,2 artışla 447,7 milyon dolara ulaştı.
Makarna, tonaj bakımından açıklanan ürünler arasında ilk sırada yer aldı. Bu durum, bölgenin tahıl temelli ürünleri işleyerek dış pazarlara sunma kapasitesinin ihracat rakamlarında karşılık bulduğunu gösteriyor.
Makarnanın gelir bakımından ayçiçek yağının ardından ikinci sırada bulunması, ürün gruplarının ihracat değerlerinin farklılaştığını ortaya koyuyor. İhracat miktarındaki yüksek tonaj ile elde edilen gelir birlikte ele alındığında, her ürünün sektöre katkısının yalnızca ağırlık üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği görülüyor.
Buğday unu da Güneydoğu’nun dış satımında önemli bir yer tuttu. Sekiz ayda yaklaşık 513 bin ton buğday unu ihraç edildi. Açıklamada un ihracatının parasal değeri belirtilmedi.
Güneydoğu’nun en büyük ihracat pazarı neresi?
Bölgenin hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründeki en büyük pazarı Orta Doğu oldu. Bu ülke grubuna yapılan ihracatın değeri 1 milyar doları aştı.
Afrika ülkelerine gerçekleştirilen sektör ihracatı ise 885 milyon dolar olarak açıklandı. Orta Doğu ve Afrika’ya yapılan satışlar, Güneydoğu ihracatında yakın coğrafyaların ve temel gıda talebinin önemini ortaya koyuyor.
Açıklamada Orta Doğu ülkelerinin veya Afrika’daki pazarların ülke ülke dağılımı verilmedi. Bu nedenle toplam ihracat içindeki payları veya hangi ülkelerin en büyük alıcılar olduğu konusunda ek bir sıralama yapmak mümkün değil.
Kadooğlu, Afrika pazarındaki yükselişe dikkat çekerken Cibuti, Somali, Sudan, Umman ve Nijer’de artış sağlandığını belirtti. Bu ülkelere yapılan ihracatın ayrı ayrı tutarı paylaşılmadı; değerlendirme, bölgedeki artışın ve pazar çeşitliliğinin altını çizdi.
ABD’ye ihracat 243,9 milyon dolara yükseldi
Güneydoğu’nun önemli pazarlarından ABD’ye yapılan hububat sektörü ihracatı, Kadooğlu’nun verdiği bilgiye göre yüzde 25,3 artışla 243,9 milyon dolara ulaştı.
Kadooğlu, ABD’ye ihracattaki yükselişi lojistik maliyetler ve okyanus aşırı taşımacılığın zorluklarına rağmen elde edilen bir sonuç olarak değerlendirdi. Türk gıda ürünlerinin kalitesine ve tedarik güvenilirliğine duyulan güvenin bu performansta etkili olduğunu ifade etti.
ABD’nin bölgenin en büyük ikinci pazarı olduğu da Kadooğlu’nun açıklamasında yer aldı. Bu pazarın önemi, yalnızca satış tutarından değil, bölge ihracatının Orta Doğu ve Afrika dışındaki pazarlara da ulaşmasından kaynaklanıyor.
Uzak pazarlara yapılan ihracat, deniz taşımacılığı ve navlun maliyetlerini daha görünür hale getiriyor. Kadooğlu, küresel lojistik sorunlarına karşın ABD pazarında artış sağlanmasını ihracatçıların rekabet gücünün göstergesi olarak yorumladı.
Afrika pazarında hangi ülkeler öne çıktı?
Kadooğlu’nun açıklamasına göre Güneydoğu’dan Afrika kıtasına yapılan sektörel ihracat yüzde 25,4 arttı. Artışta Cibuti, Somali, Sudan, Umman ve Nijer gibi ülkelerdeki gelişmelerin dikkat çektiğini belirten Kadooğlu, temel gıda ürünlerine yönelik talebin önemini vurguladı.
Bölgeden Afrika ülkelerine yapılan toplam ihracat 885 milyon dolara ulaştı. Ancak yüzde 25,4’lük artışın hangi dönemle karşılaştırıldığına dair ayrıntılı ülke bazlı tablo açıklamada yer almadı.
Kadooğlu, un, makarna ve bitkisel yağ gibi temel gıdaların talebinin, küresel dalgalanmalara rağmen sürdüğünü söyledi. Bu değerlendirme, sektör temsilcisinin pazar gözlemini yansıtıyor; açıklamada ülkeler bazında sipariş, tüketim veya ithalat verileri paylaşılmadı.
Afrika pazarındaki büyüme, Güneydoğu ihracatçılarının tek bir bölgeye bağlı kalmadan farklı pazarlarda satış yapma yaklaşımının parçası olarak değerlendiriliyor. Kadooğlu da yılın son çeyreğinde bu pazardaki ticari bağlantıların kullanılmaya devam edileceğini belirtti.
Karadeniz ve Orta Doğu’daki gerilimler ihracatı nasıl etkiliyor?
Kadooğlu, sektörün yılın son çeyreğine ham madde ve navlun maliyetlerini etkileyen iki temel sorunla girdiğini söyledi. İlk başlık Karadeniz havzasında tırmandığını belirttiği gerilimler ve limanlardaki tıkanıklıklar; ikinci başlık ise Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu’daki jeopolitik riskler oldu.
Kadooğlu’nun değerlendirmesine göre Karadeniz’deki aksamalar, ham madde akışını sekteye uğratabiliyor. Orta Doğu’daki riskler ve Brent petrol fiyatındaki yükseliş ise deniz taşımacılığına ilişkin navlun maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Bu iki gelişmenin aynı dönemde yaşanması, ihracatçıların hem ham maddeye uygun maliyetle erişmesini hem de mamul ürünleri rekabetçi fiyatlarla hedef pazarlara ulaştırmasını zorlaştırıyor. Kadooğlu, bu durumu sektör açısından “ikili kıskaç” olarak nitelendirdi.
Burada söz konusu değerlendirmelerin sektör başkanının açıklaması olduğu özellikle belirtilmeli. Kadooğlu’nun açıklamasında Brent petrolün 100 doların üzerine çıktığı ifade edildi; bu rakam, açıklamanın yapıldığı döneme ilişkin sektör değerlendirmesi olarak aktarıldı.
TMO’nun stok satışları sektör için neden önemli?
Kadooğlu, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) satış sezonunu öne çekmesini ve arpa, mısır ile buğday stoklarını piyasaya sunmasını önemli bir müdahale olarak değerlendirdi.
Açıklamaya göre ürünler, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) üzerinden ve TMO depolarındaki stoklardan piyasaya sunuldu. Kadooğlu, bu adımın Karadeniz’de yaşanan aksamaların iç piyasada ham madde tedarikine ilişkin oluşturabileceği endişeleri hafiflettiğini söyledi.
Gıda işletmeleri için ham maddeye erişim, üretim planlamasının temel unsurlarından biri. Un, makarna ve bitkisel yağ gibi ürünlerin üretiminde kullanılan girdilerin zamanında temin edilememesi üretim akışını etkileyebilir. Kadooğlu, TMO’nun stok satışlarını işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesi bakımından stratejik güvence olarak nitelendirdi.
Açıklamada TMO’nun piyasaya sunduğu ürün miktarlarına veya satış fiyatlarına ilişkin rakam yer almadı. Bu nedenle müdahalenin sektöre sağladığı etkinin ölçüsü hakkında sayısal bir değerlendirme yapılamıyor.
Yılın son çeyreğinde ihracat için hangi pazarlar hedefleniyor?
Kadooğlu, yılın son çeyreğinde bir yandan ABD gibi katma değerli ürün talebinin yüksek olduğu uzak pazarlarda rekabet gücünü artırmayı, diğer yandan komşu coğrafyalardaki kara yolu lojistiği avantajını kullanmayı hedeflediklerini ifade etti.
Afrika’daki ticari bağlantıların da ihracat stratejisinin önemli parçalarından biri olacağını belirten Kadooğlu, bölgenin farklı pazarlardaki varlığını güçlendirme mesajı verdi. Bu yaklaşım, hem yakın coğrafyalara hızlı ulaşım imkânını hem de uzak pazarlardaki talebi birlikte değerlendirmeye dayanıyor.
Yılın ilk sekiz ayında 2,5 milyar dolara ulaşan ihracat, bu hedefler için güçlü bir başlangıç oluşturuyor. Ancak son çeyrekteki performans; ham madde tedariki, taşıma maliyetleri, dış pazarlardaki talep ve bölgesel gelişmeler gibi birden fazla etkene bağlı olacak.
Güneydoğu’nun mevcut ihracat tablosunda ayçiçek yağı ve makarna gelir bakımından; Orta Doğu, Afrika ve ABD ise pazar çeşitliliği bakımından öne çıkıyor. Bu veriler, bölgenin gıda ihracatındaki ağırlığını ortaya koyarken önümüzdeki dönemde maliyet yönetimi ve pazarlara erişimin de sektör gündeminde kalacağını gösteriyor.



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.