Gaziantep ekonomisinin can damarı, sofraların baş tacı ve bölgenin en kıymetli mirası olan Antep fıstığı için bugün çok özel bir gün. 26 Şubat Dünya Antep Fıstığı Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, "yeşil altın" olarak nitelendirilen bu eşsiz ürünün sadece bir tarım ürünü değil, asırlık bir kültürün simgesi olduğunu vurguladı.

Başkan Akıncı, fıstığın topraktan sofraya uzanan meşakkatli yolculuğunun, Gaziantep halkının sabrını ve emeğini temsil ettiğini belirterek, bu değerin artık sınırları aşarak Avrupa Birliği tesciliyle taçlandığını müjdeledi.
On Binlerce Ailenin Geçim Kaynağı: Antep Fıstığı
Gaziantep’te tarımsal üretimin lokomotifi olan Antep fıstığı, doğrudan ve dolaylı olarak on binlerce ailenin ana geçim kaynağını oluşturuyor. Mehmet Akıncı, fıstığın bölge insanı için ne anlama geldiğini şu sözlerle ifade etti:
“Antep fıstığı; bu topraklarda ‘yeşil altın’ olarak anılan, emeğin ve sabrın berekete dönüştüğü en kıymetli değerlerden biridir. Tarladan sofraya uzanan bu yolculuk, aynı zamanda bir üretim geleneğinin nesilden nesile aktarılmasının en somut örneğidir.”
Sabrın Meyvesi: Fidanın Toprakla Yıllar Süren Dansı
Antep fıstığı üretiminin diğer tarım ürünlerine göre çok daha fazla sabır gerektirdiğine dikkat çeken Akıncı, fidanın dikilmesinden ilk verimin alınmasına kadar geçen uzun sürece vurgu yaptı. Bu sürecin üreticinin kararlılığını yansıttığını belirten GTB Başkanı, fıstığın "emeğin en somut karşılık bulduğu ürünlerin başında" geldiğini ifade etti. Kısa vadeli bir kazanç kapısı değil, nesillere bırakılan bir miras olan fıstık, Gaziantep'in dirençli ekonomik yapısının da temelini oluşturuyor.
Küresel Rekabette Türkiye: ABD ve İran ile Büyük Yarış
Türkiye, Antep fıstığı üretiminde dünya devleri arasında yer alıyor. Mehmet Akıncı'nın paylaştığı verilere göre, küresel üretimde ABD, İran ve Türkiye öne çıkan üç ülke konumunda. Ancak Türkiye’yi diğerlerinden ayıran çok kritik bir özellik var: Kalite ve Aroma.
Türkiye'deki üretimin yaklaşık %86’sı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gerçekleşiyor. Gaziantep, Şanlıurfa ve Siirt illerinin başı çektiği bu üretim bandı, sadece miktar olarak değil, gastronomi dünyasındaki kullanım çeşitliliğiyle de dünya piyasalarında "ayrıcalıklı" bir noktada bulunuyor. Özellikle Avrupa pazarında Antep fıstığına olan talebin her geçen gün artması, markalaşma yolunda büyük kapılar açıyor.
Avrupa Birliği Tesciliyle Uluslararası Güç
Antep fıstığının sadece ekonomik değil, aynı zamanda çok güçlü bir "marka değeri" taşıdığını ifade eden Başkan Akıncı, coğrafi işaret tescillerinin önemine değindi. Gaziantep adına tescillenen bu köklü kültürün son başarısı ise Avrupa Birliği (AB) tescili oldu.
Gaziantep Ticaret Borsası olarak Antep Fıstık Ezmesini AB’de tescil ettirdiklerini belirten Akıncı, bu adımın ürünün uluslararası arenadaki marka değerini ve fiyat gücünü artıracağını söyledi. Katma değerli ürünlerin (ezme, işlenmiş fıstık vb.) tescillenmesi, fıstığın sanayiye olan katkısını da perçinliyor.
Gelecek Vizyonu: Sürdürülebilirlik ve Doğal Ürün Talebi
Dünyada sağlıklı beslenme trendlerinin yükselmesiyle birlikte, doğal ve enerji deposu ürünlere olan ilgi arttı. Mehmet Akıncı, bu sürecin Antep fıstığı için büyük bir fırsat sunduğunu dile getirdi. Kalite standartlarının korunması ve sürdürülebilir üretim modelleriyle, Antep fıstığının bölgesel kalkınmanın en güçlü aktörü olmaya devam edeceği vurgulandı.



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.