© Gazete Seyyar

“Soğuk algınlığıdır” deyip beklemeyin: Gaziantepli uzmandan kritik belirtiler uyarısı

Gaziantep Medical Point Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Polat Durukan, sonbaharda görülen öksürük ve burun akıntısı gibi şikâyetlerin kişinin genel durumuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Durukan; nefes darlığı, baskı şeklinde göğüs ağrısı, bayılma ve bilinç değişikliği gibi belirtilerde beklenmemesi uyarısında bulundu.

Gaziantep Medical Point Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Polat Durukan, özellikle çocukların, ileri yaştaki kişilerin ve kronik hastalığı bulunanların sonbahar dönemindeki şikâyetlerini daha dikkatli izlemesi gerektiğini belirtti. Hastanenin hekim kaydında da Durukan, acil tıp uzmanı olarak yer alıyor. 

Durukan’ın verdiği temel mesaj açık: Her ateş ve öksürük acil servise başvurmayı gerektirmez; ancak kişinin genel durumunda belirgin bozulma varsa gecikilmemelidir. Hangi belirtilerin acil değerlendirme gerektirebileceğini anlamak, hem hastanın zamanında yardım almasını hem de sağlık hizmetine uygun yerden başvurmasını sağlar.

Her öksürük acil durum anlamına gelir mi?

Öksürük, burun akıntısı ve boğaz ağrısı üst solunum yolu enfeksiyonlarında sık görülen belirtiler. Bu yakınmaların varlığı tek başına hastalığın ağır seyrettiğini göstermez. Kişinin rahat nefes alıp alamadığı, sıvı tüketip tüketemediği, günlük işlerini yapabilecek durumda olup olmadığı ve belirtilerin zaman içinde nasıl değiştiği de önemlidir.

Prof. Dr. Durukan, şikâyetler değerlendirilirken yalnızca ateş veya öksürüğün varlığına bakılmaması gerektiğini vurguladı. Durukan’a göre nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç değişikliği, bayılma, ciddi halsizlik veya genel durumda belirgin bozulma ortaya çıkarsa sağlık kuruluşuna başvurmak için beklenmemeli.

NHS’nin solunum yolu enfeksiyonlarına ilişkin rehberi de kişinin kendisini çok kötü hissetmesi, belirtilerin ağırlaşması, uzun süren ateş veya kanlı balgam gibi durumlarda tıbbi değerlendirme öneriyor. Uzun süreli hastalıkları ya da bağışıklık sistemiyle ilgili sorunları bulunan kişilerin de daha erken görüş alması gerekebilir. 

Nefes darlığı neden önemli?

Nefes darlığı, kişinin her zamankinden farklı biçimde soluk almakta zorlanmasıyla kendini gösterebilir. Merdiven çıkarken alışılmışın dışında zorlanmak, dinlenirken bile rahat nefes alamamak veya konuşmayı tamamlayamayacak kadar soluksuz kalmak aynı şiddette belirtiler değildir. Özellikle ani başlayan ya da ağır nefes darlığı acil değerlendirme gerektirir.

Durukan, enfeksiyon belirtilerine nefes darlığı eklenmesi halinde kişinin durumunu kendi kendine “basit üşütme” olarak yorumlamaması gerektiğini söyledi. Nefes darlığı yalnızca solunum yolu enfeksiyonuyla ilişkili olmayabilir; farklı ciddi sorunlarda da görülebilir. Nedeni muayene olmadan kesinleştirilemez.

NHS, ağır solunum güçlüğünü ve ani göğüs ağrısını acil yardım gerektiren belirtiler arasında sayıyor. Bu durumda kişinin kendi aracıyla yola çıkmak yerine acil sağlık hizmetinden yardım istemesi uygun olabilir. Türkiye’de acil yardım için 112 aranır. 

Göğüs ağrısı “griptendir” diye geçiştirilmeli mi?

Öksürürken hissedilen hafif bir rahatsızlıkla göğüste baskı veya sıkışma şeklindeki ağrı aynı biçimde değerlendirilmemeli. Prof. Dr. Durukan, özellikle baskı tarzında göğüs ağrısına nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi ya da bayılma eşlik ediyorsa durumun önemsenmesi gerektiğini belirtti.

Böyle bir tabloda ağrının nedenini kişinin evde belirlemeye çalışması zaman kaybettirebilir. Durukan, şikâyetin kendiliğinden geçmesini beklemek yerine acil değerlendirme alınabileceğini ifade etti.

Göğüs ağrısının pek çok nedeni olabilir. Bu nedenle “Kesin kalp kaynaklıdır” veya “Sadece enfeksiyondandır” gibi bir sonuca belirtilerden hareketle varılamaz. Önemli olan, özellikle yeni başlayan ve şiddetli ağrının eşlik eden belirtilerle birlikte değerlendirilmesi. Acil sağlık ekibi gerekli muayene ve incelemelerle doğru yönlendirmeyi yapabilir.

Çocuklarda hangi belirtilere dikkat edilmeli?

Çocuklar hastalık sırasında şikâyetlerini yetişkinler kadar açık anlatamayabilir. Aileler bu nedenle yalnızca termometredeki değere değil, çocuğun nefes alışına, uyanıklığına, sıvı alımına ve genel davranışına da bakmalı.

Prof. Dr. Durukan; solunum güçlüğü, sıvı alamama, aşırı uyku hâli ve bilinçte değişiklik gibi durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını önerdi. Yüksek ateşin de çocuğun yaşı ve genel durumuyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) grip komplikasyonlarına ilişkin uyarılarında çocuklarda hızlı veya güç soluma, susuzluk belirtileri, uyanıkken çevreyle etkileşim kurmama ve düzelir gibi olduktan sonra yeniden ağırlaşan ateş ya da öksürük yer alıyor. Özellikle küçük çocuklarda belirtilerin hızla değişebileceği unutulmamalı. 

Ailelerin “Çocukların hepsi ateşlenir” düşüncesiyle belirgin solunum güçlüğünü göz ardı etmemesi önemli. Öte yandan yalnızca ateşin varlığı da her zaman aynı aciliyet anlamına gelmez. Çocuğun yaşı, eşlik eden hastalıkları ve genel görünümü değerlendirmede belirleyicidir.

Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar neden daha dikkatli olmalı?

İleri yaştaki kişilerde ve kronik hastalığı bulunanlarda enfeksiyonlar farklı seyredebilir. Prof. Dr. Durukan, kalp veya akciğer hastalığı, diyabet ya da bağışıklık sistemiyle ilgili sorunları olanların yeni belirtileri daha yakından izlemesi gerektiğini söyledi.

Bu kişiler için özellikle olağan durumlarından belirgin bir sapma önemlidir. Her zamankinden fazla halsizlik, nefes alma güçlüğü veya genel durumda ani bozulma varsa yakınmalar hafife alınmamalı. Düzenli kullanılan tedavilerin aksatılmaması da Durukan’ın uyarıları arasında.

CDC, ağırlaşan kronik hastalık belirtilerini solunum yolu hastalığı sırasında acil değerlendirme gerektirebilen işaretlerden biri olarak sıralıyor. NHS de diyabet, kalp, akciğer veya böbrek hastalığı bulunan kişilerin solunum yolu şikâyetlerinde tıbbi görüş almasını öneriyor. 

Burada amaç her hafif belirtiyle paniğe kapılmak değil; kişinin kendi sağlık durumunu ve risklerini dikkate almak. Özellikle yakınmalar hızla kötüleşiyorsa sağlık hizmetine başvurmayı ertelememek gerekiyor.

Sonbaharda artan şikâyetler ne anlama geliyor?

Prof. Dr. Durukan, sonbahar döneminde üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileriyle daha sık karşılaşıldığına dikkat çekti. Gaziantep’teki vaka artışına ilişkin açıklamada belirli bir sayı veya karşılaştırmalı resmî veri paylaşılmadığı için artışın büyüklüğüne dair bir oran vermek mümkün değil.

Gündüz ve gece sıcaklıkları arasındaki farkın belirginleşmesi, insanların giyim ve günlük yaşam düzenini etkileyebilir. Ancak soğuk algınlığının nedeni yalnızca hava sıcaklığının değişmesi değildir; solunum yolu enfeksiyonlarına çeşitli mikroorganizmalar yol açar. Bu nedenle korunma önerileri yalnızca kalın giyinmekle sınırlı kalmamalı.

Hasta kişilerle yakın temasta dikkatli olmak, el hijyenine özen göstermek ve kapalı ortamlardaki havayı mümkün olduğunca temiz tutmak da önem taşır. CDC, solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada el yıkama, uygun aşıların güncel tutulması ve hastayken başkalarına bulaştırma riskini azaltacak önlemleri öneriyor. cdc.gov

Hafif belirtilerde hangi sağlık hizmetine başvurulabilir?

Burun akıntısı, hafif boğaz ağrısı veya genel durumu bozmayan öksürük yaşayan biri, belirtilerinin seyrine göre aile hekiminden ya da uygun bir sağlık kuruluşundan görüş alabilir. Prof. Dr. Durukan, acil servislerin hayati risk taşıyan durumlara hızlı müdahale için hizmet verdiğini hatırlattı.

Bu ayrım “Hafif şikâyetleri önemsemeyin” anlamına gelmiyor. Yakınmalar sürüyorsa, kötüleşiyorsa veya kişi risk grubundaysa tıbbi değerlendirme gerekebilir. NHS, soğuk algınlığının çoğu zaman acile gitmeden yönetilebildiğini; nefes darlığı, göğüs ağrısı ve uzun süren ya da kötüleşen belirtilerde ise sağlık hizmetine başvurulması gerektiğini belirtiyor. 

Özellikle kendi kendine tanı koymak sorun yaratabilir. Benzer başlayan iki hastalık farklı bir seyir izleyebilir. Şikâyetin başlama zamanı, şiddeti, eşlik eden belirtiler ve kişinin mevcut hastalıkları birlikte ele alınmalıdır.

Hangi durumlarda 112 aranmalı?

Prof. Dr. Durukan’ın sıraladığı belirtiler arasında şiddetli göğüs ağrısı, ağır nefes darlığı, bilinç değişikliği, bayılma, ciddi alerjik reaksiyon, kontrol edilemeyen kanama ve genel durumda ani, belirgin bozulma yer alıyor. Bu belirtiler ortaya çıktığında acil sağlık hizmetine başvurmak için beklenmemeli.

Solunum yolu enfeksiyonu sırasında ağırlaşan bir kişi için de aynı ilke geçerli. CDC, yetişkinlerde solunum güçlüğü, göğüste kalıcı ağrı veya baskı, bilinç bulanıklığı, ağır güçsüzlük ve önceden var olan hastalığın kötüleşmesini acil uyarı işaretleri arasında gösteriyor. Bu listeler bütün olasılıkları kapsamıyor; kişiyi ciddi biçimde endişelendiren başka belirtiler de değerlendirme gerektirebilir. 

Acil çağrı sırasında kişinin bulunduğu yerin doğru tarif edilmesi, yaşadığı belirtilerin ve biliniyorsa mevcut hastalıklarının açıkça anlatılması yararlı olur. Sağlık ekibinin yönlendirmesi gelene kadar hastayı yalnız bırakmamak ve durumundaki değişiklikleri takip etmek önem taşır.

El hijyeni ve günlük alışkanlıklar neden önemli?

Prof. Dr. Durukan, sonbaharda hava koşullarına uygun giyinmenin, el hijyenine dikkat etmenin, yeterli sıvı tüketmenin ve kronik hastalıklara yönelik düzenli tedaviyi sürdürmenin önemine işaret etti. Bunlar günlük yaşamda uygulanabilecek basit adımlar; ancak ciddi belirtiler ortaya çıktığında tıbbi değerlendirme yerine geçmez.

Solunum yolu enfeksiyonlarında ellerin sık yıkanması ve öksürürken ağzın kapatılması, başkalarına bulaştırma riskini azaltmaya yardımcı olur. CDC, sabun ve suyla el yıkamayı, sık dokunulan yüzeylerin temizliğini ve kişinin hastayken başkalarıyla temasını azaltmasını öneriyor. cdc.gov

Gaziantepliler için uzman uyarısının özü, bir belirtinin adından çok şiddetine ve kişinin genel durumuna bakılması. Hafif seyreden bir burun akıntısı ile nefes darlığına eşlik eden göğüs ağrısı aynı yaklaşımı gerektirmez. Özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kronik hastalığı bulunanlarda belirgin kötüleşme fark edildiğinde zamanında sağlık yardımı almak önem taşır.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER