© Gazete Seyyar

İYİ Partili Halef Bilgiç’ten “çerçeve yasa” çıkışı: Kabul edilmemeli

İYİ Parti Gaziantep İl Başkanlığı Tanıtım ve Medya Başkanı Halef Bilgiç, TBMM gündemindeki “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne tepki gösterdi. Bilgiç, düzenlemenin kabul edilmemesi gerektiğini savunarak, “Böylesine kritik bir konuda son söz milletin olmalıdır” dedi.

İYİ Parti Gaziantep İl Başkanlığı Tanıtım ve Medya Başkanı Halef Bilgiç, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında TBMM gündemine taşınan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında açıklamalarda bulundu.

TBMM kayıtlarına göre 2/3793 esas numaralı teklif, 5 Ağustos 2026 tarihinde Meclis Başkanlığına sunuldu ve Adalet Komisyonuna havale edildi. Teklif, PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların silah bırakması ve fiilî varlıklarının sona ermesine bağlı hukuki süreçleri düzenleyen hükümler içeriyor.

Bilgiç ise düzenlemeye karşı çıkarak İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve partisinin milletvekillerinin sürecin başından bu yana aynı noktada durduğunu söyledi. İYİ Parti Genel Merkezi de teklif hakkında yayımladığı açıklamalarda düzenlemeye açık biçimde karşı çıktığını duyurdu.

Halef Bilgiç çerçeve yasa için ne dedi?

Halef Bilgiç, söz konusu teklifin Türkiye’nin geleceği ve toplumdaki hassasiyetler açısından kritik öneme sahip olduğunu savundu.

Bilgiç, “Böylesine kritik bir düzenleme kabul edilmemelidir. Bu düzenlemede iktidar ve ortakları ısrar ediyorsa millet iradesine başvurulmalıdır. Yüce Türk milletinin hakemliğine başvurulmalıdır” ifadelerini kullandı.

Bilgiç’in halkoylaması çağrısı siyasi bir talep niteliği taşıyor. Mevcut Anayasa’nın 175’inci maddesinde halkoyuna sunma mekanizması Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunlar kapsamında düzenleniyor; sıradan kanun tekliflerinin doğrudan halkoyuna sunulmasına yönelik genel bir referandum mekanizması bulunmuyor.

“Sınır taşı oynarsa vatan sarsılır”

Açıklamasında Anayasa’nın temel hükümlerine vurgu yapan Bilgiç, “Cumhuriyetimizin temel taşları pazarlık konusu yapılamaz. Anayasamızdaki ilk dört madde delinemez. Türkçenin yerine başka bir dil konulamaz. Türk vatandaşlığı kimliksizleştirilemez” dedi.

Bilgiç, “Adımız Türk Milleti, devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir” ifadelerini kullanarak partisinin milli kimlik ve üniter devlet yapısına ilişkin yaklaşımını dile getirdi.

Bu ifadeler Bilgiç’in ve İYİ Parti’nin siyasi değerlendirmelerini yansıtıyor; kanun teklifinin Anayasa’nın ilk dört maddesini değiştirdiği şeklinde değerlendirilmemelidir.

“Milletin hassasiyetleri dikkate alınmalı”

Halef Bilgiç, terör örgütü PKK ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmaların toplumun geniş kesimlerinde hassasiyet oluşturduğunu belirtti.

Bilgiç, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terörle mücadelede büyük bedeller ödemiştir. Şehitlerimizin ve gazilerimizin hatırası ile milletimizin hassasiyetleri dikkate alınmadan, toplumda ciddi tartışmalara neden olabilecek herhangi bir düzenlemenin hayata geçirilmesini doğru bulmuyoruz” dedi.

İYİ Parti düzenlemeye neden karşı çıkıyor?

İYİ Parti, teklifin hazırlanış yöntemi ve içerdiği hukuki düzenlemelere karşı çıkıyor.

Partinin Adalet Komisyonuna sunduğu muhalefet şerhinde, teklifin PKK/KCK mensuplarına yönelik soruşturma, kovuşturma, koruma tedbirleri, kesinleşmiş mahkûmiyetlerin infazı, hak yoksunlukları ile silah ve malzeme teslimine ilişkin özel hükümler içerdiği belirtilerek teklifin tamamına itiraz edildi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise daha önce yaptığı açıklamada söz konusu düzenlemenin “münhasır ve geçici” olacağını ve genel af niteliğinde hazırlanmadığını söylemişti.

Bilgiç’ten “hukuk” vurgusu

Terörün sona ermesinin herkesin ortak temennisi olması gerektiğini belirten Bilgiç, bu hedef doğrultusunda atılacak adımların hukuk devleti ilkeleri içinde yürütülmesini istedi.

Bilgiç, “Terörün sona ermesi elbette hepimizin ortak temennisidir. Ancak bu süreç yürütülürken hukukun üstünlüğü, adalet duygusu, milli güvenlik ve toplumun hassasiyetleri birlikte gözetilmelidir” ifadelerini kullandı.

10 Ağustos ve Sevr vurgusu

Bilgiç, TBMM Genel Kurulunun teklifin görüşmeleri için 10 Ağustos tarihinde toplanmasını da eleştirdi.

Sevr Antlaşması’nın 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalandığını hatırlatan Bilgiç, düzenlemenin görüşülmesinin aynı tarihe denk gelmesini “manidar” bulduğunu söyledi. Sevr Antlaşması’nın 10 Ağustos 1920’de imzalandığı Atatürk Araştırma Merkezi kaynaklarında da yer alıyor.

TBMM kayıtlarına göre Genel Kurulun 10 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 11.00’de toplanması kararlaştırıldı. Bu takvim Meclis Genel Kurulunda 8 Ağustos’ta kabul edildi.

Bilgiç ise tarihin özellikle seçildiğini savunarak bunu siyasi bir eleştiri konusu yaptı. Tarihin bilinçli olarak Sevr’in yıl dönümüne denk getirildiğine ilişkin Bilgiç’in değerlendirmesini doğrulayan resmî bir açıklama bulunmuyor.

“İYİ Parti ilk gün nerede duruyorsa bugün de orada”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun ve milletvekillerinin başından beri düzenlemeye karşı olduklarını belirten Bilgiç, partisinin tutumunun değişmediğini ifade etti.

İYİ Parti’nin resmî açıklamalarında da Dervişoğlu’nun “çerçeve yasa” olarak nitelendirilen düzenlemeyi kabul etmeyeceklerini söylediği görülüyor.

Bilgiç, “Genel Başkanımız ve milletvekillerimiz Türk halkının güçlü sesi olmuştur, olmaya da devam edecektir” dedi.

“Son söz milletin olmalı”

Halef Bilgiç, açıklamasının sonunda siyasi kararların toplumun geniş kesimlerinin hassasiyetleri dikkate alınarak verilmesi gerektiğini söyledi.

Bilgiç, “Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli meselelerde milletin iradesi en önemli referansımız olmalıdır. Eğer Meclis’teki siyasi irade bu konuda ısrarcıysa milletin görüşüne başvurulması gerektiğine inanıyoruz. Son söz milletin olmalıdır” ifadelerini kullandı.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER