Hasan Öztürkmen’den Turgutlu saldırısı sonrası Yusuf Tekin’e istifa çağrısı
GÜNDEMCHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun önünde meydana gelen ve 2’si ağır 11 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının ardından okul güvenliği konusunda iktidara tepki gösterdi.
Öztürkmen, saldırganın silahla sokakta yürüdüğü görüntülere dikkat çekerek okulların ve öğrencilerin güvenliğinin sağlanamadığını savundu. Yaşanan olayların artık “münferit” olarak değerlendirilemeyeceğini belirten CHP’li milletvekili, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı.
Türkiye’nin en acil gündemlerinden birinin okul güvenliği olması gerektiğini vurgulayan Öztürkmen, daha önce Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak istihdam edilmesini önerdiklerini hatırlattı.
Öztürkmen, bu önerinin hayata geçirilmemesini eleştirirken “O zaman talebimiz yerine gelse, bu saldırı gerçekleşmezdi” ifadesini kullandı. Bu söz, milletvekilinin siyasi değerlendirmesi ve nedensellik iddiası olarak açıklamada yer aldı; soruşturma makamlarının saldırının önlenebilirliğine ilişkin kesinleşmiş bir tespiti bulunmuyor.
Hasan Öztürkmen Turgutlu saldırısı hakkında ne söyledi?
CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Turgutlu’daki saldırının ardından yaptığı açıklamaya “Bu gidiş nereye?” sorusuyla başladı.
Öztürkmen, okul önünde gündüz saatlerinde 11 öğrencinin vurulduğuna ve saldırganın elindeki silahla sokakta yürüdüğüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Okul önünde güpegündüz 11 evladımız vuruluyor, saldırgan elinde silahla sokakta yürüyor. Okullar ne zaman güvenli olacak? Sokakları, okul önlerini magandalara mı terk ettiniz?”
Olayın yalnızca saldırıyı gerçekleştiren kişi açısından ele alınmaması gerektiğini savunan Öztürkmen, güvenlik tedbirlerinin yeterliliği ve silahlara erişim konusunda da yetkililerin sorumluluk taşıdığını öne sürdü.
CHP’li milletvekili, “Bu güvenlik zafiyetinin ve cezasızlığın hesabı verilmeli” diyerek olayın bütün yönleriyle incelenmesi gerektiğini belirtti.
Öztürkmen neden Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı?
Hasan Öztürkmen, Turgutlu’daki saldırının ardından Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu. Öztürkmen, açıklamasında “Yusuf Tekin derhal istifa etmeli” ifadesini kullandı.
İstifa çağrısının gerekçesini okullarda ve okul çevrelerinde art arda yaşanan şiddet olaylarıyla açıklayan Öztürkmen, öğrenci ve öğretmenlerin güvenliğinin yeterince sağlanamadığını ileri sürdü.
Öztürkmen’e göre okul güvenliği yalnızca saldırı gerçekleştikten sonra alınacak polisiye tedbirlerle sınırlı tutulmamalı. Risklerin önceden belirlenmesi, öğrencilerin silaha erişiminin engellenmesi, okul çevresindeki güvenliğin güçlendirilmesi ve psikolojik destek sistemlerinin işler hâle getirilmesi gerekiyor.
Millî Eğitim Bakanlığı veya Bakan Yusuf Tekin’den Öztürkmen’in son istifa çağrısına verilmiş bir yanıt henüz kamuoyuna yansımadı. Bu nedenle haberde yer alan eleştiriler CHP’li milletvekilinin değerlendirmelerini yansıtıyor.
Öztürkmen, Nisan 2026’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların ardından da Yusuf Tekin’i istifaya çağırmıştı. O dönemde yaptığı açıklamada bütün okullara polis ya da güvenlik görevlisi atanmasını, turnike ve X-ray sistemleri kurulmasını, ziyaretçilerin kayıt altına alınmasını ve okul çevrelerinde sürekli devriye bulunmasını istemişti.
“Okullardaki şiddet münferit olaylarla açıklanamaz”
Öztürkmen’in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının birbirinden bağımsız ve istisnai hadiseler olarak değerlendirilmesine yönelik itirazı oldu.
“Okullardaki şiddet artık münferit olaylarla açıklanamaz” diyen Öztürkmen, sorunun büyüyerek güvenlik zafiyetine dönüştüğünü savundu.
CHP’li milletvekili, okul içinde ve çevresinde öğrenciler ile öğretmenlere yönelen şiddetin bütüncül bir kamu politikasıyla ele alınması gerektiğini belirtti. Eğitim, güvenlik, aile politikaları, psikolojik danışmanlık ve silaha erişim başlıklarının birlikte değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Öztürkmen, “Türkiye’nin en acil gündemlerinden biri artık okul güvenliği olmalıdır” diyerek merkezi yönetimin yeni ve kapsamlı bir güvenlik planı hazırlamasını istedi.
Okulların güvenliğinin devlete emanet olduğunu belirten milletvekili, “Bu konuda artık hiçbir ihmal, hiçbir eksiklik mazur görülemez” ifadelerini kullandı.
Turgutlu’daki saldırıda son durum ne?
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki silahlı saldırı, öğrencilerin okula gittiği sokakta ve okul binasının dışında meydana geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı son bilgilere göre olayda 11 öğrenci yaralandı.
Yaralı öğrencilerden ikisinin sağlık durumunun ağır olduğu bildirildi. Diğer dokuz öğrencinin tedavileri hakkında ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
Saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen ve 18 yaşından küçük olduğu için açık kimliği paylaşılmayan çocuk, olayın ardından güvenlik güçleri tarafından yakalandı.
Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında iki Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Şüpheli çocuğun annesi, babası ve saldırıda kullanılan silahla bağlantısı bulunduğu belirtilen dedesi de gözaltına alındı.
Soruşturmada silahın çocuğun eline nasıl geçtiği, hangi koşullarda muhafaza edildiği, aile bireylerinin bakım ve gözetim sorumluluklarını yerine getirip getirmediği ile olay öncesinde akran zorbalığı yaşandığı yönündeki iddialar inceleniyor.
Akran zorbalığı konusu şu aşamada saldırının kesinleşmiş nedeni değil, savcılık tarafından araştırılan iddialardan biri olarak dosyada bulunuyor.
65 bin uzman çavuş önerisi neyi kapsıyor?
Hasan Öztürkmen, Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından 65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesini istediklerini söyledi.
Öneri, mesleki deneyime sahip personelin eğitim kurumlarının girişlerinde ve çevresinde güvenlik hizmeti vermesini öngörüyor. Ancak uygulamanın maliyeti, görevlendirilecek personelin hukuki statüsü, eğitim kurumlarındaki yetkileri ve hangi okullara öncelik verileceği gibi ayrıntılar açıklamada yer almadı.
Öztürkmen, söz konusu talebin zamanında hayata geçirilmiş olması hâlinde Turgutlu’daki saldırının yaşanmayacağını savundu.
Bu ifade siyasi bir değerlendirme niteliği taşıyor. Saldırının güvenlik görevlisi bulunması hâlinde kesin olarak önlenip önlenemeyeceği, olayın yeri ve gerçekleşme biçimiyle birlikte değerlendirilmesi gereken bir konu.
Saldırının okul binasının dışında ve öğrencilerin kullandığı sokakta meydana gelmesi, güvenlik planlarının yalnızca okul kapısıyla sınırlı kalmaması gerektiğini de ortaya koyuyor. Okula geliş ve çıkış güzergâhları ile öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu çevre alanlarının da planlamaya dâhil edilmesi gerekiyor.
Öztürkmen daha önce hangi güvenlik tedbirlerini önermişti?
Hasan Öztürkmen, Nisan ayında yaptığı açıklamada okul güvenliğinin artırılması için bir dizi öneri sıralamıştı.
Öztürkmen’in kamuoyuna yansıyan önerileri şöyleydi:
Bütün okullara polis veya güvenlik görevlisi atanması
Okul girişlerine turnike ve X-ray cihazları kurulması
Ziyaretçilerin kimlik ve giriş bilgilerinin kayıt altına alınması
Okulların önemli noktalarına alarm düğmeleri yerleştirilmesi
Psikolojik danışman ve rehber öğretmen sayısının artırılması
Okul çevrelerinde düzenli polis devriyesi yapılması
Tehdit ve şiddet içeren sosyal medya paylaşımlarının takip edilmesi
Riskli davranışların erken belirlenmesine yönelik sistem kurulması
Öztürkmen, CHP’nin eğitim kurumlarındaki şiddetin araştırılması ve önlenmesi amacıyla TBMM’ye farklı önergeler sunduğunu da belirtti. Söz konusu önerilerin iktidar ortaklarının oylarıyla reddedildiğini ifade etti.
Nisan ayındaki açıklamasında bütün okullara güvenlik görevlisi atanmasını isteyen Öztürkmen, yalnızca fiziki güvenlik tedbirlerinin yeterli olmayacağını da söylemişti. Okullara daha fazla psikolojik danışman atanması ve öğrencilerdeki risk işaretlerinin erkenden belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Hükümet okul saldırılarından sonra hangi kararları almıştı?
Nisan 2026’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların ardından İçişleri Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı ortak bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirmişti.
Toplantıya ilgili bakanların yanı sıra 81 ilin valileri, emniyet müdürleri, jandarma komutanları ve millî eğitim müdürleri katılmıştı.
Ortak açıklamada okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve diğer kurumlar arasındaki erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi kararlaştırılmıştı.
Ruhsatsız silahlara erişimin engellenmesi, okul çevrelerindeki denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin geliştirilmesi ve psikososyal destek çalışmalarının eş güdüm içerisinde yürütülmesi de alınan kararlar arasında açıklanmıştı.
Bakanlıklar ayrıca iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesini, okul güvenliği uygulamalarının daha etkili hâle getirilmesini ve kurumlar arası veri paylaşımının güçlendirilmesini öngören çok katmanlı bir eylem planı hazırlanacağını duyurmuştu.
Öztürkmen’in son açıklaması ise bu kararların sahadaki etkisinin sorgulanması gerektiği görüşüne dayanıyor. CHP’li milletvekili, Turgutlu’da yaşanan saldırının alınan önlemlerin yeterli olmadığını gösterdiğini savunuyor.
Okullarda güvenlik görevlisi bulunması yeterli olur mu?
Okullarda güvenlik görevlisi istihdam edilmesi, izinsiz girişlerin önlenmesi ve acil durumlara hızlı müdahale edilmesi açısından önemli bir tedbir olabilir. Ancak uzmanlar ve eğitimciler okul güvenliğinin yalnızca kapıda görevli bulunmasına indirgenmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Turgutlu’daki saldırının okul binası dışında meydana gelmesi de güvenliğin okul çevresini ve öğrencilerin kullandığı güzergâhları kapsaması gerektiğini gösteriyor.
Etkili bir okul güvenliği planında fiziki güvenliğin yanı sıra şu başlıkların birlikte ele alınması gerekiyor:
Öğrencilerin silaha erişiminin engellenmesi
Ailelerin bakım ve gözetim sorumluluklarının güçlendirilmesi
Akran zorbalığı bildirim sistemlerinin etkinleştirilmesi
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin artırılması
Tehdit içerikli sosyal medya paylaşımlarının erken belirlenmesi
Okul, aile ve kolluk birimleri arasında hızlı bilgi paylaşılması
Öğretmenlere kriz ve acil durum eğitimi verilmesi
Okul çevresindeki riskli alanların düzenli olarak denetlenmesi
Öğrencilerin güvenli ihbar kanallarına erişebilmesi
Güvenlik görevlileri saldırı anında müdahale kapasitesini artırabilir. Ancak şiddetin kaynağına yönelik önleyici sosyal ve psikolojik çalışmalar yapılmadan yalnızca fiziki tedbirlerle kalıcı çözüm sağlanması güç olabilir.
“Bu güvenlik zafiyetinin hesabı verilmeli”
Hasan Öztürkmen, Turgutlu’daki olayın ardından sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin ve yöneticilerin belirlenmesini istedi.
“Bu güvenlik zafiyetinin ve cezasızlığın hesabı verilmeli” diyen Öztürkmen, olayın yalnızca adli soruşturmayla sınırlı tutulmaması gerektiğini savundu.
CHP’li milletvekili, okul ve çevresinde olay öncesinde herhangi bir risk işaretinin tespit edilip edilmediğinin, tehdit bildirimi bulunup bulunmadığının ve gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığının açıklanmasını istedi.
Saldırının adli yönü Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından araştırılıyor. İdari sorumluluk ve güvenlik tedbirlerinin yeterliliği konusundaki değerlendirmelerin ise ilgili bakanlıklar ve kurumlar tarafından yapılması bekleniyor.
Okul güvenliği tartışması Meclis’e taşınacak mı?
Öztürkmen’in açıklaması, Turgutlu’daki saldırının TBMM gündemine de taşınabileceğini gösteriyor. CHP’li milletvekilinin okul güvenliği, 65 bin uzman çavuşun görevlendirilmesi ve Yusuf Tekin’e yönelik istifa çağrısını Meclis çatısı altında yeniden gündeme getirmesi bekleniyor.
Muhalefetin olayla ilgili araştırma önergesi veya yazılı soru önergesi hazırlaması da olası başlıklar arasında bulunuyor. Böyle bir önerge verilmesi durumunda saldırı öncesinde ve sonrasında alınan güvenlik tedbirleriyle ilgili olarak Millî Eğitim ve İçişleri bakanlıklarından bilgi istenebilir.
Öztürkmen’in açıklamasında yanıt bekleyen temel sorular şöyle sıralanıyor:
Nisan ayındaki saldırıların ardından açıklanan eylem planının ne kadarı uygulandı?
Okul ve çevreleri için belirlenen güvenlik tedbirleri Turgutlu’da hayata geçirildi mi?
Saldırı öncesinde okul yönetimine veya güvenlik birimlerine tehdit bildirimi yapıldı mı?
Şüpheli çocuk silaha nasıl ulaştı?
Akran zorbalığı iddiası daha önce okul yönetimine bildirildi mi?
Okullarda sürekli güvenlik personeli görevlendirilmesi planlanıyor mu?
Yaralı öğrenciler ve saldırıya tanık olan çocuklar için hangi psikososyal destek sağlanacak?
Turgutlu’daki saldırıyla ilgili adli soruşturma sürerken okul güvenliği konusundaki siyasi tartışmanın da önümüzdeki günlerde devam etmesi bekleniyor.
İlginizi Çekebilir